Tayland vizesi nasıl uzatılır?

Tayland vizesi nasıl uzatılır?

2

EKİM 2017

 

1268. gün – 24920 km
Mae Hong Son, Tayland

Tayland’a girerken Türkler için vize yok. Sadece damga basıyorlar. Buna rağmen en icik cicik vize kuralları olan ülkenin Tayland olduğunu biliyor muydunuz? Bu kurallara Türkler de tabi! Bu kurallardan, diğer seçeneklerden ve Tayland vizesinin nasıl uzatılacağından bahsedeceğim bu yazıda. Tayland, ziyaretçilerini ‘Vizemi uzatsam mı yaa?’ diye düşündürtmeden bırakmıyormuş; hazır olun!

Giriş çıkış kartları

İlk olarak dikkat edilmesi gereken en önemli konu; giriş çıkış kartları. Uçakla geliyorsanız uçakta, karadan geliyorsanız kapıda size verilecek bu kartlar, Tayland’da pasaportlarınız kadar önemli. Sakın kaybetmeyin. Eşinizin, çocuğunuzun ya da arkadaşınızınkiyle karıştırmayın. Zaten çoğu yerde pasaportunuza zımbalıyorlar. Aslında bu çok zararlı bir şey çünkü bazı ülkeler, pasaportunuzda zımba deliği olduğu için kapıda sorun çıkarabiliyor. Bizzat yaşanmış bir olay. O yüzden zımbalatmayabilirsiniz. Ama kaybetmeyin! Bu kartları siz kendi bilgilerinizle dolduracaksınız. Pasaportta yazan bilgiler; ad, soyadı vs. Ayrıca Tayland’daki ikamet adresiniz. Bir otel adı yazmanız yeterli.

En uzun 30 gün mü kalınabiliyor?

Türkler hava yoluyla ya da komşu ülkeden kara yoluyla geçerken sınır kapısında damga bastırıp 30 gün için ücretsiz giriş yapabiliyor. Ama eğer bir konsolosluktan vize başvurusu yaparsanız 2000 baht karşılığında 60 günlük vizeniz oluyor. Damgalı 30 gün de, vizeli 60 gün de uzatılabiliyor. Nasıl uzatılacağından aşağıda bahsediyorum.

Ülkeye arka arkaya giriş yapılabilir mi?

2016’nın sonlarında Tayland, ülkeye giriş çıkış konusunda büyük değişiklikler yaptı. Eğer karadan vizesiz yani sadece damgayla girerseniz, yılda bu şekilde en fazla 2 kez girebiliyorsunuz. Bu en büyük değişiklik… Tayland’da turist vizesiyle uzun dönem yaşayan ve daha çok kalmak için yan ülkeye girip çıkan turistleri engellemek için getirilmiş bir uygulama. Eğer uçakla ya da konsolosluktan aldığınız vizeyle giriş yapıyorsanız herhangi bir sınırlama yok. Gönlünüzce girip çıkabilirsiniz.

60 günlük Tayland vizesi nasıl alınır?

Kapıda alacağınız 30 günlük damga sizin için yeterli değilse, bir konsolosluktan 60 günlük vizeye başvurmanız gerekli. Başvuru için gerekli belgeler;
– Pasaport aslı
– Pasaport fotokopisi
– Tayland vizesi/giriş damgasının olduğu sayfanın fotokopisi
– Çıkış kartınızın aslı
– Çıkış kartınızın fotokopisi
– 1 fotoğraf (beyaz fonlu)
– Tayland’daki adresiniz (detaylı)
– 2000 baht
Bu belgeleri teslim ettikten sonra başvurduğunuz şehre göre 1 ya da 2 gün içinde vizenizi alabiliyorsunuz. Vizenizin verildiği tarihten itibaren Tayland’a girmek için 90 gününüz var. Güle güle kullanın.

Tayland vizesi nasıl uzatılır?

İlk olarak dikkat etmeniz gereken konu Tayland’da nerede olduğunuz çünkü bu uzatmayı her yerde yapmıyorlar. Uzatma yapan şehirlerin hangileri olduğunu görmek için Tayland göçmen büroları adresine bakmanız yeterli. Başvuru için gerekli belgeler;
– Pasaport aslı
– Pasaport fotokopisi
– Tayland vizesi/giriş damgasının olduğu sayfanın fotokopisi
– Çıkış kartınızın aslı
– Çıkış kartınızın fotokopisi
– 1 fotoğraf (beyaz fonlu)
– 1900 baht
Başvurduğunuz şehre göre 1 saatte de 10 dakikada da alabilirsiniz. Yarım günden uzun sürmüyor. Uzatmanız, eski vizenizin biteceği tarihte başlıyor. Yani erken başvurunca gün kaybetmiş olmuyorsunuz.

Tayland, güneyiyle kuzeyiyle ayrı bir cennet. Bu satırları Tayland’dan 5 aydır ayrılamamış biri olarak yazıyorum. Bu ülkeye dair sorularınız, yorumlarınız varsa cevaplamaktan, dinlemekten zevk duyarız. Tayland’dan Sa bai dee ka!

Myanmar vizesi nasıl alınır ?

Myanmar vizesi nasıl alınır ?

27
EYLÜL 2017

 

1263. gün – 24804 km
Chiang Mai, Tayland

Myanmar, sınırlarını turistlere bundan sadece bir kaç yıl önce genişletti. Genişletti diyorum çünkü açık olsa da giriş yapmak aşırı zordu. Meraklarından – tabiri caizse- sınır kapısında bekleşen turistler saniyesinde akın etti bu gözlerini dünyaya yeni açan ülkeye. Her ne kadar turistler girmeye hazırdıysalar da, ülke yeni yeni sistemini oturtmaya çalışıyor hala. Bu henüz yerleşmemiş sistemlerden birisi de turist vizesi… Nasıl alınır? Myanmar vizesi hakkında gelmiş geçmiş en detaylı yazı…

Vize başvurusu internetten nasıl yapılır ?

Aslında sistem çok kolay; resmi internet sitesinde bilgilerinizi yazıyorsunuz, istenilen ölçülerdeki fotoğrafı yüklüyorsunuz, 50 $ ödüyorsunuz ve işlem tamam…

Sorun çıkarabilecek konular var tabiiki… Mesela istenilen ölçülerdeki fotoğrafı ayarlamak… Ya bir fotoğrafçıya gidip parasıyla yaptıracaksınız, ya da bizim gibi photoshopla yapacaksınız.

Diğer bir konu; ödeme yapmak için kullandığınız bankanın işlem için sizi bekletmesi… Biz vize başvurusunu yaptıktan 3 gün sonra hala ‘beklenen provizyon’ olarak görünüyordu bankanın sisteminde. Ee haliyle Myanmar’ın bundan haberi yok, vize işleminiz henüz başlayamamış oluyor. 4. gün işlem hallolmuştu. Akşamına Myanmar’dan cevabımızı aldık. Singapur üzerinden para aktarılıyor. ‘Ne alaka?’ deyip korkmayın.

Diğer ve en önemli sorun ise benim gibi ‘red almanız’. Sanırım ilk red alan Türk benimdir. Bunda Türk-Myanmar ilişkilerinin en dip yaptığı haftada başvurmuş olmamın payı olabilir. Evet biliyorum, zamanlamam müthiş. Nereden bilebilirdik ki? Ama tahmin etmiş ve gereksiz yere 50$ daha ödememek için Nico’nun vizesine başvurmamıştık. Bana gelecek cevaba göre başvuracaktık. En azundan onu akıl ettik, evet evet.

İnternet başvuru sonucu …

Moral bozmak yok tabiiki… Biz başka bir şehirde olduğumuz için bu yöntemi kullanmıştık. Diğer seçenek ise Myanmar konsolosluğunun bulunduğu şehre gidip oradan başvurmak… Biz kuzey Tayland’da olduğumuz içim en yakın şehir Chiang Mai idi.

Konsolosluktan vize başvurusu nasıl yapılır ?

Konsoloslukta, internet sitesinde sorulmayan evraklar soruluyor tabiiki. Bunlar;

– Pasaport

– Pasaport fotokopisi

– Gidiş dönüş uçak bileti (Eğer karadan girecekseniz otobüs bileti)

– Otel rezervasyonu

– Beyaz fonlu 2 adet fotoğraf

– Aplikasyon formu (Konsolosluk veriyor olacak)

– 1600 baht

Konsolosluktan başvurmanın avantajları nedir? İlk olarak tipinizi görüyorlar. Sıradan bir gezgin olduğunuza ve ziyaretinizin başka bir sebebi olma ihtimali olmadığına inanırlarsa red yeme ihtimaliniz azalıyor. Diğer avantaj ise fotoğraf ölçüleriyle uğraşmıyorsunuz. Beyaz fonlu herhangi bir ölçüde fotoğrafı kabul ediyorlar.

Karadan gireceğim ben, uçak bileti de nesi? Ya da… Otostop çekeceğim ben biletim falan yok… Diyenleriniz için, hep kullandığımız, hep de kullanacağımız çakma uçak bileti yaratabileceğiniz bir internet sitesi öneriyorum. Kıymetimi bilsin keratalar, bedavadan reklam yapıyorum. Ama bu siteden haberdar olmanızı çok isterim. Bizim epey hayatımızı kurtardı: returnflights.net. Diğer bir sorunsal ise otel rezervasyonu… Ücret ödemeden iptal edebileceğiniz otel rezervasyonu yapabilirsiniz. Mesela booking.com sitesinden… Vizeyi alınca direk iptal edersiniz rezervasyonu. Biz 28 günlük vize için 1 günlük rezervasyon verdik. Ama garanticiyseniz siz 28 günlük rezervasyon yaptırın.

Formda olmazsa olmaz ve muhtemelen yanınızda olmayacak bilgi de kalacağınız otelin detaylı adresi. Mutlaka kaydedin önceden. Bunca ülke gezmiş olmama rağmen hiç karşılaşmadığım ama aplikasyon formunda yer alan, bir kısım var; ‘complexion’… Bu ‘cilt, yüz rengi’ demek. ‘Asyalıyım, siyahım vs.’ yazılacak. Biz ‘caucasian’ yani kafkas yani Avrupai görünümlü yazdık. Konsoloslukta $ kabul etmiyorlar. O yüzden 1600 bahtınızı hazır bulundurun yanınızda. Biz bir pazartesi sabahı verdik. Çarşamba öğlen konsolosluk 15:30’da açılır açılmaz gittik pasaportumuzu ve üzerine damgalanmış ‘Haydi gardaş hayırlara vesile ossun’ diyen vizemizi aldık.

Konsolosluktan başvuru sonucu !

Chiang Mai’daki Myanmar konsolosluğu

Telefon numarası: +66 (0) 52004211

e-posta adresi: consularaffairsmcgcm@gmail.com

GPS koordinatları: 18°47’51.39″N, 98°58’47.7″E

Güncel bilgileri paylaşalım …

Herkese kolay vize başvurusu diliyorum. Biz çektik, kimse çekmesin kardeeeş… ‘Aa ben şuradan çok kolay aldım.’ ‘Bende ayrıca şu belgeleri de istediler.’ ‘Bir de şöyle başka bir vize var.’ Diyenlerinizi yoruma alıyorum. Güncel bilgilere her daim açığız. Paylaşalım çoğalalım…
Pai çevresinde görülecek 8 yer

Pai çevresinde görülecek 8 yer

22

EYLÜL 2017

 

1258. gün – 24804 km
Pai, Tayland

Tayland’ın turizm tarzı açısından kuzey-güney olarak ikiye ayrıldığını biliyor muydunuz? Tabii ki tutup da bir sınır çizilmemiş ama gelen turistlere sunulan olanaklar ve turistlerin bu olanaklara göre rotalarını belirlediği soyut bir sınır söz konusu.

Tayland’ın güneyi de aslında kendi çapında bölünmüş; Bangkok, Pattaya, Phuket’te genelde seks turizmi yaygınken; geri kalan adalar hiç bitmeyen partileri ile ünlü… Güneş ışınlarının aydınlattığı zaman ise tuzlu su içeren aktiviteler ile (dalış, tekne turları) düzenlenmiş. Kuzeyi ise doğa yürüyüşleri, şelaleler, kaplıcalar, filler, kaplanlar, yemek kursları gibi daha sakin ve sürekli doğayla iç içe bir yönde gelişmiş.

Ha her bölgede diğer tarafın özelliklerinden bulamaz mısınız? Tabii ki evet, ama diğer taraf kadar yoğun değil. Ya da genel yaşam şekline aykırı yaşayan bireyler bulamaz mısınız? Buna da ‘tabii ki evet!’. İlginç olan kısım; turizm çeşitlerinin dağılış şeklinin bireyler üzerindeki etkisi. Güneyde her gece sabahlayan bir arkadaş, kuzeye geldiğinde yürüyüş yapmak için sabahın köründe karga bokunu yemeden ayağa dikilebiliyor.

Güneye daha detaylı tekrar gideceğiz, uzun süre pedallayacağız. Oraya dair dalış, şnorkel vb. planlarımız var. Onlar da başka yazıya kısmetse…

Ben bu yazıda kuzeydeki gidilesi 3 şehirden (Chiang Mai, Chiang Rai ve Pai) en minik olanı Pai’da neler yapılabilir ondan bahsedeceğim.

Pai, şimdiye kadar pedalladığımız turistik şehirlerden en ucuz olanı. Yemek, konaklama, motor kiralama vs…. Biz de fırsattan istifade motor kiraladık. 24 saatine 100 baht yani 10 TL verdik. 40 baht’lık benzin doldurduk. 1 gün için fazla bile geldi.

Deprem yarığı

İlk durağımız şehrin güneyindeki The Land Split (deprem yarığı)… Ha ‘Burası çok mu enteresan deprem ülkesinden gelen bizler için?’ derseniz; bence evet! Deprem yaşamış olsak da bir yarık görmedim daha önce. Hele de bu kadar derin, geniş ve uzun olanını… Burası bir ailenin bahçesiyken 2008 yılında gelen bu değişikliğe zekice ayak uydurmuşlar ve turistler için bir odak oluşturmuşlar. Kapıda sizi ikramlar karşılıyor. Rosella çiçeğinden meyve suyu, tarmarind reçeli, kurutulmuş muz ve bizim için daha birçok sıra dışı yiyecek… Yarığın çevresini ve içini gezdikten sonra bahçede tura devam ettikçe Türkiye’de göremeyeceğiniz birçok meyveyi ağacında görüyorsunuz. Altlarına ağaçların isimlerini yazmaları çok faydalı olmuş. Değişik bir tecrübe; ‘Aa bu meyve ağaçta mı yetişiyormuş?’ diyeceğiniz en az iki meyve bulursunuz. Buranın giriş ücreti de yok; bağışlarla ayakta duruyor. Gönlünüzden ne kadar koparsa… Ayrıca dilerseniz burada ücretsiz konaklama karşılığında gönüllü çalışabilirsiniz; bahçe işleri, turistlerle ilgilenme, yöresel yemek yapma…

Pam Bok şelalesi

Sıradaki durağımız Pam Bok şelalesi… Bu konuya girmeden noooolur şu şarkıyı bi’ dinleyin; Ceyhun Zeynalov’dan Pambık gibi bulutlar. Of şelalede yürürken, yüzerken dilimden düşmedi be yav. Tamam tamam döndüm konuma… Şelalenin girişinde ‘closed’ yani ‘kapalı’ yazan bir levha var ama aldırış etmememiz gerektiğini önceden öğrenmiştik. Levhayı geçip yolunuza devam edince yapımı yarıda kalmış bir köprüyle karşılaşıyoruz. Biraz riskli ama geçince karşınızda şelale beliriyor. Çok da bi’ numarası olmasa da yaz sıcağında her türlü su iyi gidiyor.

Bambu köprü

Şelaleden sonra yola devam edince ünlü bambu köprüye varıyoruz; Boon Ko Ku So. Sular içinde yetişmesi gereken pirinçlerin arasında bir köyden diğerine ulaşımı sağlamak amaçlı inşaa edilmiş. Yemyeşil doğaya harika bir uyum sağlamış. Köprünün sonunda bir tapınak var ama sadece kutsal günlerde ziyaretçilere açık. Köprü, harika fotoğraflara gebe… Ha biz çekebildik mi? Hayır. Ama o bizim yeteneksizliğimizden.

Yer yarığı, Pam Bok şelalesi ve bambu köprü, Pai şehrinin güneyinde ve birbirine çok yakın. Bir çıkışta aynı anda görmelik… Şehrin kuzeyinde ise yine bu tarz bir gruplaşma var.

Santichon Çin köyü

Santichon Çin köyü… ‘Çin’de 1 yıl yaşamak yetmedi galiba?’ dediğinizi duyar gibiyim. Neredeyse 1 yıl oldu o macera biteli. Ee haliyle özlemişiz. Minik bir Çin Seddi inşa etmişler. Çin’de çok tükettiğimiz abur cuburu bulmak için güzel bir duraktı. Ve şahane mutfağıyla hasret gidermek için…

Yun Lai seyir tepesi

Yola devam edince Hyun Lai Viewpoint’e varıyoruz. Girişi 20 Baht. Tüm günün tek ücretli yeri… Ama karşılaştığın manzaraya değiyor. Pai ve yemyeşil çevresi ayaklarımızın altına serilmişti. 360 derece yeşillikle çevrelenmiş bir tepe…

Mo Paeng şelalesi

Biraz geri gelip yola devam edince güne damgasını vuran Mo Paeng şelalesine vardık. İlk etapta sadece şelalenin sesini duyuyorsunuz. Biraz yaklaştıkça çığlıklar, ‘Oh my god’lar birbirini kovalıyor ve anlam veremiyoruz. Ama şelale karşımızda belirince, eş zamanlı olarak suyun kaydırak yaptığı yerden kayanları ve onlara hayretle bakan kalabalığı görüyorsunuz. Hepsinin gözler fal taşı… Bizde de aynı etkiyi yaratıyor bu çılgın gençlerin macera tutkusu… Bazıları kayarken, bazıları da kayganlıktan ayakta durmakta zorlandıkları kayadan suya dalıyorlar. Hepiniz çılgınsınız dostum. Valla ne yalan söyleyeyim, yere oturup ellerimi kavuşturup saatlerce ‘aman evladım’ tonlamasında babaanne modunda izledim bu adrenalin sızdıran gençleri…

Beyaz Buddha tapınağı

Şimdi sıra şehrin doğusunda; Kocaman beyaz bir Buddha’nın inşa edildiği Mae Yen tapınağı. Gün sonunda hala enerjiniz olması lazım çünkü merdivenler sizi bekliyor ama başarıya ulaşırsanız sonunda da yine güzel bir manzara.

Pai kanyonu

Güne damgasını vuran başka bir durak ise Pai Kanyonu. Bu da şehrin güneyinde ama biz güneş batışında orda bulunmak istediğimiz için sabah yaptığımız yolu tekrar yaptık. Altımızda motor ayol, n’olucak, sefamız olsun, oh… Kanyon demişler ama bildiğimiz kanyonlardan biraz farklı. Güneşin burada bi’ başka batacağını duyan tüm turistler toplaşmışız. Geri kalandan biraz uzaklaşmak için biraz tehlikeli olsa da minik tırmanış ve inişlerle kanyonun sonuna gidip oradan batırıyoruz güneşi. Maviler, turuncular, pembeler şölen olup geçiyorlar karşımıza…

Diğer aktiviteler

Pai’da yapılacaklar tabii ki bununla sınırlı değil. Gitmesek bile sohbetlerde adı çok geçen Lod mağarası, Mae Lanna mağarası, Sai Ngam sıcak su kaplıcası, Hua Chang şelalesi, Mae Yen şelalesi, Doi Kiew Lom seyir tepesi ve 2. Dünya Savaşı’ndan kalan köprü var.

Pai’da atlanacak çok şelale, yüzülecek çok kaplıca, yürünecek çok rota, görülecek daha çoook yer var. Zaman kısıtlaması, güneydoğu Asya’da bin kez şelale görmüş olmanın verdiği bıkkınlık, tapınakların hepsinin aynı olduğu hissini yenebilenler için Pai, Tayland’ın en iç ısıtan yerlerinden biri… 2 günlüğüne gelip 3 hafta kalanlar köşesi… Gece marketinde aç kalmanız söz konusu değil, aksine obez olup çıkabilirsiniz. Burayı ana kamp olarak seçip Mae Hong Son taraflarına mağaralara ve dağ kabilelerine ait köylere gidebilirsiniz. Bence en iyisi siz gelmeden önce en uzun vizeyi alıp gelin. N’olur, n’olmaz…

Eğer ‘Aa dur dur, Pai’ya gidip de şurayı kesin gör!’ dediğiniz başka yerler varsa aşağıya yorumlara bekliyoruz. Biz daha buralardayız. Belki Pai’ya geri döneriz, kim bilir?

Bizim gözümüzden Kırgızistan

Bizim gözümüzden Kırgızistan

28

AĞUSTOS 2015

 

Gün 499 – Km 12.799
Kırgızistan

Yatay bisikletle dünya turuna çıktığımız balayımızda 20. ülkemiz Kırgızistan’a ulaştık. 4000 metre yükseklikte geçirdiğimiz 1 aydan sonra alçalmanın vakti geldi! Biz alçaldıkça 7134 metre yüksekliğindeki Lenin ihtişamıyla gözümüzde daha da yüceleşti. Tacikistan sınırından Oş’a, Sarıtaş’dan Çin sınırına… 2 haftalık Kırgızistan seyahatimizde yakları yakından görme, atlarla birlikte pedallama ve kış inmeden köylerine dönmek için yurtlarını toplayan göçmen Kırgızlarla sohbet etme şansını yakaladık.

GÖKKUŞAĞI RENGİNDE DAĞLAR

KIRGIZİSTAN’A DOĞRU TARAFSIZ TOPRAKLAR

KIRGIZİSTAN’A DOĞRU TARAFSIZ TOPRAKLAR

KIRGIZİSTAN’A DOĞRU TARAFSIZ TOPRAKLAR

KIRGIZİSTAN’A DOĞRU TARAFSIZ TOPRAKLAR

KIRGIZİSTAN’A DOĞRU TARAFSIZ TOPRAKLAR

ERİYEN BUZUL SULARINDAN GELEN NEHİR

KIRGIZİSTAN’A DOĞRU TARAFSIZ TOPRAKLAR

FOTOĞRAF ÇEKME STİLİMİZ BİRAZ FARKLI OLABİLİR

YOLUN BİR KISMINI SULAR GÖTÜRMÜŞ

EN ZOR KISIM GERİDE KALDI

KIRGIZİSTAN’A DOĞRU TARAFSIZ TOPRAKLAR

BİZE ARKADAŞLIK EDEN KIRGIZ GENÇ

İHTİŞAMLI LENİN ZİRVESİ (7134 METRE)

SARITAŞ’A DOĞRU

EN GÜZEL KAMP YERİMİZ

EN GÜZEL KAMP YERİMİZ

EN GÜZEL KAMP YERİMİZ

HUZUR VE MUTLULUK

GÜNEŞ LENİN’İN ÜSTÜNDEN BATARKEN

İHTİŞAMLI LENİN ZİRVESİ (7134 METRE)

ETRAFIMIZ YAKLARLA SARILDI

VE ATLARLA…

HATTA DAHA FAZLA AT…

KIRGIZİSTAN’A ÖZGÜ MANTI

MARCO POLO KEÇİSİ

SIRADA BAŞKA GEÇİTLER

DEMİR AT, KIRGIZ ATINA KARŞI

İKİ GEÇİT ARASINDA GÜN BATARKEN

VAHŞİ ATLAR

GÜN AĞARIRKEN, BUZLAR ERİMEDEN

KIRGIZ GÖÇEBE, ATLARINI OTLATIYOR

ÇADIR KOMŞUMUZ

VADİYİ PAYLAŞTIĞIMIZ YURTLAR

KENDİSİ KÜÇÜK AMA CESARETİ BÜYÜK

GÖKBEN YENİ ULAŞIM ARACINDA RAHAT GÖRÜNÜYOR.

BEYAZ OLMASA DA ATLI PRENSİMİ BULDUM

BİZE ARKADAŞLIK EDEN KIRGIZ GENÇ

BİZE ARKADAŞLIK EDEN KIRGIZ GENÇ

KAHVALTIYA DAVET EDİLDİK

KIRGIZ GÖÇEBE AİLE

LİDERİN PEŞİNDE

TALDYK GEÇİDİNDE 8 BİSİKLETÇİYİZ

ZİGZAGLI GEÇİT

HARİKA KIRGIZ DOĞASINDAN BİR KESİT

HARİKA KIRGIZ DOĞASINDAN BİR KESİT

HARİKA KIRGIZ DOĞASINDAN BİR KESİT

HARİKA KIRGIZ DOĞASINDAN BİR KESİT

HEPBERABER ÖĞLE MOLASI

ÖĞLE YEMEĞİNE DAVET

GELENEKSEL KIRGIZ YURDU İÇİNDEN

KIRGIZ KAHVALTISI

OŞ’DAN ÖNCE SON GEÇİT

KIRGIZİSTAN ULUSAL GÜNÜNDEN KARELER

KIRGIZİSTAN ULUSAL GÜNÜNDEN KARELER

KIRGIZİSTAN ULUSAL GÜNÜNDEN KARELER

KIRGIZİSTAN ULUSAL GÜNÜNDEN KARELER

KIRGIZİSTAN ULUSAL GÜNÜNDEN KARELER

KIRGIZİSTAN ULUSAL GÜNÜNDEN KARELER

OŞ MARKETİ

OŞ MARKETİ

HMMM… BU YAKLAR BİRAZ GARİP GÖRÜNÜYOR

YEMEĞE DAVET EDEN ABLA KARDEŞ

MODERN GÖÇMEN YAŞAM

BİSİKLETÇİ GÖRMEKTEN SIKILMIŞ EŞEK

ÇİN’E DOĞRU HUZURLA PEDALLIYORUZ

HARİKA MANZARALAR GERİDE KALDI

Liebster Ödülleri ; Frogs On Wheels hakkında 11 gerçek

Liebster Ödülleri ; Frogs On Wheels hakkında 11 gerçek

11

EYLÜL 2017

 

G+1247 – Km 24.562
Lampang, Tayland

Liebster ödülleriyle bir kaç ay önce yollarımız kesişti. Tam olarak ne olduğunu bilmesek de önceden duymuştuk. Liebster ödülleri, blog sahiplerinin birbirlerine yönelttiği sorularla yeni blogların tanınmasını ve internet takipçilerinin yeni dünyalar keşfetmesini sağlmak için oluşturulmuş bir çalışma.
Bizi ödüllere aday olarak gösterenler les Enfants du Mékong isimli dernek adına Güneydoğu Asya’da 6 ay seyahat eden Nicolas ve Lucas… Bu kuruluş, okul çağındaki çocuklara ek eğitim vererek yaşam koşullarını geliştirmeyi hedefliyor. Mayıs 2017’de Bangkok’ta tanıştığımız Nicolas ve Lucas, maceralarını V’Asie Roule isimli sitelerinde yayınlıyor.
Bizi aday gösterdikleri için onlara teşekkür ediyor ve sorularına cevap verip, hakkımızda bilmediğiniz 11 gerçeği açıklıyoruz.
Frogs On Wheels hakkında bilmediğiniz 11 gerçek

YATAY BİSİKLETLE SEYAHAT EDİYORUZ

Hangi bisikletlerle seyahat ettiğimizi biliyor olabilirsiniz ama neden bu sıradışı bisikletleri tercih ettik, onu biliyor musunuz? Gökben’in ankilozan spondilit adında omiriliği etkileyen romatizmal bir hastalığı var. Normal bisiklette kronik ağrılar ve omiriliğin kilitlenmesi gibi sorunlar yaşıyordu. Fransa’da çeşitli yatay bisiklet markalarının dağıtıcılığını yapan Vélofasto ‘dan Philippe sayesinde birçok yatay bisiklet deneyip Azub  markasında karar kıldık.

(HALA) BALAYINDAYIZ!

Başlangıçta sadece çılgın bir fikirdi; evlenip dünya sandığımız gibi miymiş diye bakmak için yollara düşecektik. Ekim 2013’te evlendikten sonra, sevdiklerimizle vedalaşmak, işlerimizden istifa etmek ve Gökben’in Avrupa vizesi için gereken resmi işleri halletmek birkaç ayımızı aldı. Yaptığımız şeyden zevk aldığımız süre boyunca bu balayının devam edeceğini söyleyebilmek bize mutluluk veriyor!

TİBET’TE PEDALLADIK!

Tibet’in büyük çoğunluğu sınırlandırılmış ve hatta bazı kısımları turizme yasaklanmış olsa bile hala kültürel ve tarihi olarak Tibet’e bağlı muazzam bir kısım var özgürce gidilebilen. Bu bölge Qinghai, Sichuan, Yunnan ve Gansu eyaletlerine yayılmış durumda ve harika bir doğaya sahip. Rakımı 4500 metrelere varan bu bölgede Ekim-Kasım 2016’da pedallama fırsatımız oldu.

SEYAHAT BOYUNCA HİÇ UÇAK KULLANMADIK!

Bisikleti kendi belirleyeceğimiz ritimde yavaşça seyahat etmek ve mevsimleri takip ederek manzaranın ve kültürün peyderpey değişimini gözlemleyebilmek için tercih ettik. Bu sebeple uçağa binmemek üzere planlarımızı yapıyor; bisiklet, otobüs, tren eğer denizyolu varsa gemi kullanıyoruz. 24000 km’yi geride bıraktık ve hala sözümüzü bozmadık!

OKULLARDA SUNUM YAPIYORUZ

Fransa, Türkiye, Gürcistan, İran, Çin, Laos ve Tayland’da okullarla temasa geçerek değişik yaş aralıklarındaki çocuklara yolculuğumuzdan ve bisikletlerimizden bahsettik. Coğrafya, dil, teknololoji ve kültürlerden bahsederken parlayan gözleri gördükçe yaptığımıza daha da sıkı sarılmaya başladık. Daha çok yol alıp, daha çok çocuğun hayallerine dokunmak istiyoruz.

ÇİN’DE İNGİLİZCE ÖĞRETTİK

Çocuklara sunumlar sayesinde edindiğimiz tecrübelerin ardından Çin’in Chengdu şehrinde 1 yıl çalışıp İngilizce öğretmek teklif edildiğinde hemen kabul ettik. Bu Çin’i içeriden hem profesyonel düzeyde hem de kültürel düzeyde keşfetmek için güzel bir fırsattı.

 

GERİ DÖNÜŞ TARİHİMİZ YOK

Yola düşerken ne kadar uzağa gideceğimizi ya da ne kadar süreceğini bilmiyorduk. Nisan 2014’te yola çıktık ve hala yoldayız. Bu maceraya ancak bunun kadar heyecanlı olan başka bir tanesini bulursak, bütçemiz ya da motivasyonumuz biterse ya da ‘evimiz’ diyebileceğimiz bir yer bulursak bir nokta koyarız.

10 ÜLKEDE TÜRKÇE İLETİŞİM KURDUK

Türkçe biliyor olmamız Balkanlardan itibaren Orta Asya üzerinden batı Çin’e kadar günlük yaşamımızda bize çok yardım etti. 100 milyondan fazla insanın Türkçe konuştuğu bu bölgede dil bizim için hiç sorun olmadı. Hatta kültürel ve sosyal etkileşim için benzersiz bir avantajdı!

GEÇTİĞİMİZ ÜLKELERDEN EDİNDİĞİMİZ HATIRA EŞYALAR; MIKNATIS, BAYRAK VE KAĞIT HARİTA 

Tabiki tecrübe edilen her an ve her duygu hatıralarımızda sonsuza kadar yer bulacak. Ama geçtiğimiz her ülkeden aldığımız birkaç minik hatıra eşya da yok değil; bisikletlerin arkasına astığımız bayrak, bisikletin üzerine yapıştırdığımız bayrak etiketi, pedallarken kullandığımız ülke haritası ve günün birinde evimizin buzdolabına asmak için aldığımız mıknatıs… Hafif ve kullanışlı…

“FROGS ON WHEELS” İSMİNİN ARDINDAKİ GERÇEK

Fransız’ların takma ismi olmasının yanında, Gökben’in arkadaşları tarafından verilen takma ismi de ‘Kermit’… Aynı zamanda, imkansız görülen şeylerin bile mümkün olabileceğini anlatan bir Amerikan atasözüne de ithafta bulunuyor: ‘If frogs had wheels, they wouldn’t bump their butts.’

V’Asie Roule’dan Lucas ve Nicolas’nun bize yönelttiği 11 soru

1 – EN GÜZEL KARŞILAŞMANIZ?

Her gün sizi güzel bir tesadüften bir diğerine yönlendiren bir ritminiz olduğu zaman bu soruyu cevaplamak zor bir hal alıyor. Ama bizi derin hislere boğan birkaç kişiden bahsetmek isteriz; sokakta tesadüfen karşılaşmamız sonucu harika 2 gün geçirdiğimiz Sırp Vladimir ve Vesna, Laos’ta tanıştığımız ve yaşam felsefeleriyle bize ilham veren Fransız Isabelle ve Jacques… Aslında bu liste epey uzar gider…

2 – EN ÇOK ZORLANDIĞINIZ KONU?

Hiç tereddütsüz vizeler! Bazı ülkelere karadan giriş politik, diplomatik, zaman kısıtlaması ve benzeri sebeplerle çok zorlu olabiliyor! Bizimse işimiz daha da zor çünkü Gökben Türk pasaportlu, Nico Fransız pasaportlu… İki farklı pasaport olunca vize işlemleri de farklı oluyor. Birgün uzaylıların varlığı kesinleşince, dünya pasaportu almayı umut ediyoruz, böylece sınır sorunu ortadan kalkacak!

3 – SİZİ YOLA DÜŞÜREN?

Basit; gitme görme isteği! Tanışmamız ve aynı şeyi hayal ediyor olmamız bir şanstı! Dünyayı kendi gözlerimizle keşfetmek, seyahat etmenin heyecanı, bu macerayı paylaşabileceğimiz doğru kişiyi bulmuş olmak karar vermemizi kolaylaştırdı ve bizi yola çıkana kadar şuanki gibi mutlu etmiş olan hayatlarımıza veda edip düştük yola…

4 – SEYAHATİNİZ, DÖNÜŞÜNÜZÜ NASIL ETKİLEYECEK?

Biz bu seyahatin sonunu bir ‘dönüş’ olarak görmüyoruz. Sadece hayatımızın bu kısmında yerleşik değiliz. Bir gün yerleşik hayata geçtiğimizde hayatımızın son 3,5 yılında yaşam şeklimizi şekillendiren seyahat, misafirperverlik, karşılıklı yardımlaşma ve açıkfikirlilik kavramları çerçevesinde doğa dostu bir yaşam oluşturacağız kendimize.

5 – SEYAHAT BÜTÇENİZ NEDİR?

Yola çıkmadan önce, yeterli olup olmayacağını bilmeden günlük kişi başı 10 euro’luk bir sınırlama getirmiştik kendimize. Ama yoldayken geliştirdiğimiz yaşam şekli, takipçilerimizin destekleri (kartpostallar, bağışlar), gönüllü olarak çalıştığımız yerler sayesinde günlük 2 kişilik harcamamızı 15 euro’ya indirdik. Bu bütçe; yemek, konaklama, vize, teknik ekipman, ziyaret de dahil olmak üzere herşeyi kapsıyor.

6 – ŞAŞIRTICI BİR YEMEK TECRÜBENİZ?

Çin’de farkına varmadan kedi ya da köpek yediğimize dair şüphelerimiz var! Tayland’da ise böcekler… İpek böcekleri, başlangıç olarak fena değil aslında!

7 – YOLCULUK BOYUNCA YAPTIĞINIZ YA DA TECRÜBE ETTİĞİNİZ EN İLGİNÇ ŞEY ?

Bu yolculuk boyunca yaşadığımız her tecrübe hem benzersiz hem de duygusal açıdan seyahatimizi son derece zenginleştiriyor. Bu yolculuğun kendisi başlı başına başımıza gelen en enteresan şey!

8 – EĞER GERİ GİDECEK OLSAYDINIZ, NEREYE GİDERDİNİZ ?

Tacikistan’ın Pamir bölgesi, hem fiziksel hem de psikolojik olarak epey zorlayan bir bölge. Bu zorluk ona ıssız kalma özelliği getirmiş. Etrafını çevreleyen yüksek rakımlı dağların arasında medeniyetten uzakken kendinize daha çok dönüp, kendinizi dinleme fırsatınız oluyor. Özellikle beraber pedalladığımız arkadaşların varlığı, Pamir’deki yolculuğumuzu daha da benzersiz kıldı.

9 – GİTMEYİ HAYAL ETTİĞİNİZ YER ?

Nepal… Gökben, üniveriste yıllarının çoğunu dağlarda geçirmiş ve bir gün Himalayalar’a gideceğini hayal etmiş. Myanmar – Hindistan arasındaki sınırların kapalı olması nedeniyle şu anda oraya gidemiyoruz ve bu ‘uçağa binmiyoruz’ kuralımızı bozmak için bize bahane veriyor!

10 – KARŞILAŞTIĞINIZ EN MİSAFİRPERVER ÜLKE?

Türkiye, İran ve Tayland’ın misafirperverliklerini anımsamak içimizi her daim ısıtıyor. Davetler o kadar çoktu ki yolumuza devam edebilmek için hayır demeyi öğrenmek zorunda kaldık!

11- EN ÇOK NEYİ ÖZLÜYORSUNUZ?

Geride bıraktıklarımızı; ailemiz, arkadaşlarımız ve kebap!

 

2017 Liebster Ödülleri için adaylar …

Şimdi sizi yeni bloglarla tanıştırma sırası bizde! Takip ettiğimiz ve bilinmesi gerektiğine inandığımız bu blogları komik oldukları ya da yolculuğunuzu daha da tatlandıracakları için seçtik.

CHARLOTTE & ERIC (PLQA)

Ermenistan’dan Kırgızistan’a 4 ay boyunca beraber pedalladığımız Charlotte ve Eric şu an Yeni Zelanda’da tamamen farklı bir macera yaşıyorlar. Yolculuklarına devam etmek için hazırlıktalar!

AURELIE & ROMAIN (BIKE KITCHEN)

Tayland’da karşılaştığımız bu çift, yatay bisiklet-normal bisiklet karışımı bir tandem sürüyorlar. Singapur’dan başladıkları yolculuklarında Güneydoğu Asya’nın benzersiz damak tadına dair tarifleri topluyorlar.

FRED & OPHELIE (PARTIR LES PIEDS DEVANT)

Fransa’dan Asya’ya 20000 kilometreyi bizim gibi AZUB marka yatay bisikletlerle pedallayan Fred ve Ophelie, daha yeni döndü evlerine. Laos’da yakınlaşmış olsak da karşılaşma fırsatımız olmadı. Komedi bloğu niyetine takip edilebilecek bu sayfa Fred’in ellerinden çıkıyor.

SARAH & SCOTT (LONG RODE HOME)

2014’ten beri yollarda olan Avustralyalı çift Sarah ve Scott ile Avrupa ve Orta Asya’yı pedalladıktan sonra Çin’de tanıştık. Evimizde konuk olduktan sonra onlar da Çin’de 1 yıl İngilizce öğretmeye karar verdiler. Şu anda kuzey Amerika’dalar ve Patagonya’ya doğru ilerliyorlar. Çılgın maceralar ve komediyle dolu bloglarını takibe almanızı öneririz.

NICK (CYCLING ELSEWHERE)

Nick de Çin’de bizimle İngilizce öğreten bisikletçilerden… Gerçekçi duygularıyla yoğunluğu iyi veren bir blog okumak isterseniz buraya buyurun. Kendisi şu an Avustralya’da pedallayıp harika fotogtaflarını bizimle paylaşıyor.

MELIKE (MELCAN ON THE ROAD)

Melike, 27 yaşında hayatını ofisinde geçirmek istemeyen bir avukattı. 1 yıl önce seyahat etmeyi ne kadar çok istediğini anladı ve o an Melike’nin dönüm noktasıydı. İstanbul’dan bisikletiyle yola düşen Melike, İran’da 3 ay sokaklarda müzik yaparak seyahatinin devamı için para kazandı. İran’dan sonra sırada yeni bir macera bekliyordu onu; Hindistan… Hindistan’da geçirdiği 5 aydan sonra bisikletini Türkiye’ye yollayıp Tayland’da sırt çantasıyla gezdi ve hayatının en güzel tecrübesi olarak tanımladığı İngilizce öğretme fırsatını yakaladı 1 aylığına. Melike bu satırlar yazılırken İsviçre’nin dağlarında bir tırmanış ekibinde gönüllü çalışıyor olacak. Kendisini, tecrübelerini paylaştığı Melcan On The Road isimli Türkçe-İnglizce internet sitesinden takip edebilirsiniz.

Onlara sormak istediğimiz sorular / merak ettiğimiz detaylar :

1 – Seyahat sizi nasıl değiştirdi ?

2 – Tek başına ya da çift olarak seyahat etmenin avantaj ya da dezavantajları ?

3 – Paylaşabileceğiniz gizli bir yer ?

4 – Hep taşıdığınız, hiç kullanmadığınız ama kurtulamadığınız bir nesne ?

5 – Yolculuk süresince başınıza gelen ya da sizin yapmış olduğunuz en sıradışı şey ?

6 – Sizi en çok etkileyen karşılaşmanız kiminleydi ?

7 – Kendi yazdığınız ve en çok gurur duyduğunuz blog yazınız ?

8 – Sizi en çok güldüren ?

9 – Yol ve yolculuk kelimeleri sizin için ne anlam ifade ediyor ?

10 – Böyle bir yolculuğa asla çıkmayacak bir insanı etkileyecek iddianız ?

Sorunuz ya da bize önereceğiniz bir blog var mı?

Öğrenmek istediğiniz sorular ya da açığa çıkarmamızı istediğiniz gizli detaylar var mı? Daha çok bilinmeyi hak eden ve düzenli takip ettiğiniz bloglar var mı?

Muhabbeti artırmak için yorumlarınızı bekliyoruz.

error: Content is protected !

Pin It on Pinterest