Bi Gezip Gelelim Biz İle Söyleşi

02

ARALIK 2017

Bi gezip gelelim biz… Gerçek adlarıyla Gülen ve Murat 2010 yılından beri yaşadıkları bu tecrübeyi şöyle tanımlıyorlar: “Bu bir dünya turu değil. Devamlı hareket halinde olabildiğimiz, istediğimiz yerde istediğimiz kadar yaşayabildiğimiz mobil bir hayat kurma hayalindeyiz.” Kendi yolculuğumun başından beri takip ettiğim bu çift, hayallerini gerçekleştirmişe benziyorlar zira sorularımı Uruguay’dan yanıtladılar. Bu benzersiz tecrübeye ortak olmak isterseniz sizi yazıyı okumaya davet ediyorum.

1. Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Telif hakkı Bi Gezip Gelelim Biz

Biz, Gülen ve Murat, iki gezginiz. Son dönemde gezginden çok göçmeniz veya göçebeyiz diyelim. Özellikle 2010 yılından beri dünyanın değişik yerlerini gezdik. 2015’ten itibaren Türkiye’deki yerleşik ve beyaz yakalı hayatımızı uzun vadeli olmak üzere sonlandırdık ve bir kez daha yola çıktık. Bir yıldan uzun süren bir Güneydoğu Asya turundan sonra kendimizi 7 yıl aradan sonra tekrar Güney Amerika’da bulduk. Bir süredir Uruguay’dayız. Burada değişik işlerle uğraşıyor, buranın kültürüne uyum sağlamaya çalışıyoruz. Bir süre burayı merkez yaparak gezmeye devam edeceğiz.

2. Yola çıkmadan önce önceliğiniz yeni yerler mi görmekti yoksa kendinizi ve neler yapabileceğinizi mi görmek? Yoldayken bu önceliğiniz değişti mi?

Önceliğimiz hep farklı yerlerde bulunmak oldu. Alıştığımız ortamın dışına çıkmak, yeni yerleri ve kültürleri görmek önceliğimizdi. Yoldayken bu öncelik değişmedi ama zaman zaman aynı yerlere dönmeyi de sevdik. Önümüzdeki dönemde de yeni yerler keşfetmenin yanı sıra daha önce gittiğimiz ama iyi hissettiğimiz, sevdiğimiz yerleri de tekrar ziyaret edeceğiz.

3. Tek başına ya da çift olarak seyahat etmenin avantaj ya da dezavantajları sizce nelerdir?

Çift olarak seyahat etmenin avantajları deyince sevdiğin kişiyle aynı tutkuyu paylaşmak ilk başta geliyor sanırım. Ayrıca iki kişi olmanın verdiği güven duygusu, dayanışma, işbirliği ve maliyetin azalması gibi avantajlar da var. Dezavantajların başında ise nerdeyse 7/24 beraber olmak zorunda olmak geliyor olsa gerek 🙂

4. Klasik turist rotalarının dışında bizlerle paylaşabileceğiniz gizli/farklı bir yer ya da aktivite öneriniz var mı?

Artık dünyada kimsenin gitmediği destinasyonlar kalmadı. İnternet ve blogların da yaygınlaşmasıyla her yer keşfedilmiş oldu. Yeni keşfedilen bir yer diye bir şey yok, daha az veya daha çok ziyaret edilen yerler var. Bu bağlamda bakarsak gizli yerlerden pek bahsedemeyiz, bahsedersek de gizli olmaz 🙂 Ancak tabi ki az ziyaret edilen bazı favori yerlerimiz var. Gittiğimizde bizden başka yabancıyla karşılaşmadığımız yerlerin arasında en favorilerimiz Ngwe Saung (Myanmar), Vietnam’ın sahilden uzak dağlık bölgeleri, Uruguay’ın Carmelo şehri gibi yerler. Tabi ki hala egzotik görülen Amazon Nehri ve Ormanları, Endonezya platoları gibi yerleri de sayabiliriz ama oralarda devamlı turistlerle karşılaşmak mümkün, klasikleşen yerler diyebiliriz. Ayrıca diğer bir bakış açısıyla, klasik turist rotasında bulunan yerlerde de klasik olmayan yerler bulmak mümkün. Örneğin Tayland’da Bangkok turist kaynayan bir şehir ama siz öyle bir mahallesinde yerli bir ailenin yanında konaklarsınız ki tüm ortam tamamen yerel, turistlere göre tasarlanmamış otantik bir ortam olur. Dünyanın en turistik şehirlerinden birinde bile klasiklerin dışına çıkmak mümkün.

Telif hakkı Bi Gezip Gelelim Biz

Telif hakkı Bi Gezip Gelelim Biz

5. Hep taşıdığınız, hiç kullanmadığınız ama kurtulamadığınız/ayrı kalamadığınız bir eşyanız var mı? Neden?

O tarz bir eşyamız yok açıkçası. Eşya konusunda çok seçiciyiz, az sayıda eşyamız var, gerekli olmayan hiçbir şey satın almıyoruz ve eşyalara duygusal olarak bağlanmıyoruz 🙂 Hareket halindeyken de oldukça hafif gezdiğimizi söyleyebiliriz.

6. -‘Kendimden beklemezdim’ deyip kendinizi bile şaşırttığınız olumlu olumsuz düşünce ve davranışlarınız oldu mu?

Kendimizden beklemediğimiz davranışlarımız olmaz mı 🙂 Gülen’in içinde yılan, kurbağa ve muhtelif böceklerin olduğu bir odada uyuyabilmesi iyi örneklerden birisidir herhalde 🙂

7. Siz böyle bir yolculuğa çıkarken negatif yaklaşanlara özel bir sözünüz/yaklaşımınız var mıdır?

Herkesin bakış açısı farklı oluyor. Negatif yaklaşanları genelde ikiye ayırıyoruz. Birinci tip ağır çoğunluk olan, bizden farklı bir hayat bakışına sahip insanlar, bizim tarzımızı negatif bulmaları kadar normal bir şey yok, tabi ki negatif bakacaklar çünkü paralel değiliz. İkinci tip ise azınlık, sanki biz yaşamak istediği bir hayatı yaşıyormuşuz ve kıskanıyormuş gibi bir tavır içinde gibi geliyor bize ama dediğimiz gibi bu tipler çok nadir oluyor. Sonuç olarak negatif yaklaşanlara “he” deyip geçiyoruz 🙂

8. Yolunuza çıkanlar/yolda tanıştıklarınız arasından sizi en çok etkileyen kişi/ karakter kimdi, öyküsü neydi paylaşır mısınız?

Yıllar önce Brezilya’da karşılaştığımız 50’li yaşlardaki İngiliz bir çift bizi bayağı bir etkiledi. O zamanlar hayatını gezme üzerine kuran fazla insan tanımıyorduk. Bu çift çok uzun yıllardır hareket halindeydiler. Gezmek onların yaşam tarzıydı. Daha sonra hep iletişimde olduk. Ağır hastalıklar atlattılar ama hep devam ettiler. Zaman zaman sırt çantalarıyla, zaman zaman karavanla… Şu anda da karavanda yaşıyorlar ve gezmeye devam ediyorlar. Onlarınki gezmek değil artık, hayatını mobil olarak sürdürmek diyelim.

Telif hakkı Bi Gezip Gelelim Biz

9. Çıktığınız yolda size sorulan en garip soru neydi?

Karşılaştığımız en garip soru Amazon ormanlarında gelmiş olabilir. Malum o bölge her daim sıcak, bizim evinde kaldığımız aile de hayatları boyunca hiç soğuk görmemişler. Artarda ilginç sorularla soğuk havayı anlamaya çalıştılar.

Soğuk canınızı acıtıyor mu?

Kışın nasıl banyo yapıyorsunuz?

Sıcak su mu? Suyu nasıl ısıtıyorsunuz?

Çamaşırlar kuruyor mu?

Ne? Evlerde ısıtma sistemi mi var?………..

10. Yola çıkarken kendinize dair değişeceğini hayal ettiğiniz ama hala değiştiremediğiniz özelliğiniz?

Murat için, tırnaklarını yemek 30 yıllık bir alışkanlıktı, yolda bırakacağını düşünmüştü ama şu anda röportajı cevaplarken bile durmuyor 🙂

11. Eğer tekrar gitme imkanınız olsaydı, nereye gitmek isterdiniz?

İlk fırsatta tekrar gitmek istediğimiz yerler, Bangkok, Patagonya, Vietnam ve muhteşem dalışlar için Endonezya.

12. Yolu tatmak sizde yerleşik hayata geçmek için bir özlem oluşturdu mu? Yoksa ‘ömrümüz hep yollarda geçsin’ mi diyorsunuz?

Biz yerleşik olmakla yolda olmak arasında daha memnunuz gibi. Uzun süre yerleşik olunca yolları özlüyoruz, aylarca yıllarca yolda olunca da evimiz olmasını özlüyoruz. Zaten bu yüzden son dönemde yarı yerleşik bir modele geçtik. Yani şu anda bulunduğumuz yere kök salmadık aslında, her an ayrılabiliriz, ama bulunduğun yerin kültürüne karışmanın da tadını çıkarmak lazım diye düşünüyoruz. Hayatı mobil bir şekilde yaşamak diyelim, belki sözlük karşılığı göçebeye de yakındır…

13. Böyle bir yolculuğa asla çıkmayacak bir insanın aklını çelecek bir sözünüz/yaklaşımınız var mıdır?

Böyle bir tarz için kimsenin aklını çelmek istemeyiz 🙂 Ama illa gerekirse sanırım şunlardan birisini deriz: “Hayat kısa, kuşlar uçuyor” veya “Su soğuk ama girince alışıyorsun”.

Telif hakkı Bi Gezip Gelelim Biz

Telif hakkı Bi Gezip Gelelim Biz

Şu cümleleri bizim için tamamlar mısınız?

– Yola çıktık çünkü yerimizde daha fazla durmak istemedik. 

– Maalesef ben (Murat) Asya için uzun boylu (kafamı her yere vurmaktan bıktım) biriymişim, bunu yolda fark ettim.

“Motosiklet Günlükleri” filmi, bize yolu çağrıştırır.

“Bundan 20 yıl sonra yapamadığın şeyler seni yaptıklarına nazaran daha çok üzecek. O yüzden çöz halatları. Güvenli limanlardan uzaklara yelken aç. Rüzgârı yakala. Araştır. Hayal et. Keşfet!” sözü, bize yolu çağrıştırır.

“Otostopçunun Galaksi Rehberi” kitabı, bize yolu çağrıştırır.

– Gezimiz kitap olsaydı, ismi “Bi Gezip Geldik” olurdu.

Gülen ve Murat’ı takip edebilmek için;

error: Content is protected !
Bültenimize abone olun!

Bültenimize abone olun!

Şu anda nerede olduğumuzdan, hakkımızdaki gelişmelerden, ülkelere dair son yazılarımızdan ve son fotoğraflarımızdan haberdar olmak için lütfen bültenimize abone olun!

Teşekkür ederiz!

Pin It on Pinterest

Share This