Carcassonne

Gün 31

Haçlı seferleri sırasında Avrupalı savaşçıların Hristiyan olmayanlara taktıkları bir isim Sarazen. İlk başta sadece Araplar için kullanılırken, sonradan tüm Müslümanlara ve en sonunda da Hristiyan olmayan herkese bu şekilde hitap edilir olmuş.

700’lü yılların sonunda  Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu’nun kurucusu olarak kabul edilen kral Charlemagne’in bir Sarazen yani Müslüman şehrinin kapısına dayanmasıyla Carcassonne’un hikâyesi başlar. Ordunun 5 yıllık kuşatması sırasında şehrin kralı ölmüştür ve şehir kıtlık içindedir. Eşi öldüğü için yönetimi eline alan Prenses Carcas’ın aklına fikir gelir. Tüm şehri beslemek için ellerinde küçük bir domuz ve biraz buğday kalmıştır. Prenses Carcas, son şansını dener ve domuzu buğdayın hepsini yemesi için zorlar. Yedikten sonra da surlardan aşağı atar. Yere çarpınca karnı yarılan ve içi yiyecekle dolu olan domuzu gören Charlemagne ve askerleri bu şehrin 5 yıllık kuşatmaya rağmen savunmak için domuz harcayabilecek kadar zengin olduğunu düşünür ve kuşatmanın anlamsız olduğuna karar vererek çekilir. Prenses Carcas’ın zekice fikirleri henüz bitmemiştir. Daha yeni çekilmeye başlayan ordunun ardından daha da kötü hissetmelerini ve tekrar gelmemelerini sağlamak için zafer trampetleri çaldırır. Ve Charlemagne’nin askerlerinden birisi 5 yıldır kuşatma altında tuttukları ama zafer kazanamadan döndükleri şehre bakarak “Carcas sonne” yani “Carcas zil çalıyor” der ve şehrin adı o zamandan itibaren Carcassonne olur.

D0031 (2) B-FOW

Carscassonne 12. -13. yüzyıllarda tekrar zor zamanlardan geçer. En güçlü Hristiyan mezhebi olan Katolizme karşı bir inanç olan Katharizmi benimsemişlerdir. Din adamlarını zenginleştiren Katolizme karşı Katharizm, kötülüğün kaynağının maddi hırslar olduğunu savunur. Katharizme göre yaşamdan sonra bir cehennem yoktur. Zaten kötülüklerle dolu olan bir cehennem olan dünyada yeterince iyi bir birey olursan öldüğünde ruhun, hapis olduğu bedeninden kurtulup cennete ulaşır. Yok eğer bedensel isteklerine karşı koyamamış, mal mülk kaygısına düşmüşsen öldüğünde ruhun reenkarnasyonla başka bir beden bulur ve tekrar cehennem olan dünyaya dönersin. İsa’ya inanan ama tanrının oğlu değil de herkes gibi bir ruh olduğunu kabul eden bir inançtır Katharizm. Ve Katolikler, aslında bir Hristiyan mezhebi olan Katharizmi 12. yüzyılda şeytana inananların dini olarak kabul etmiş ve son mensubu da ölene ya da Katolizmi kabul edene kadar işkence etmişlerdir. Ve böylece Carcassonne şehri, Katharlara mezar olmuştur.

Detaylı restorasyonu yapılmış, gözümde canlandırmak için zorluk çekmediğim bu orta çağ şehri olan Carcassonne’u gezmek ve hikâyesinde kaybolmak çok büyüleyiciydi. Hani hep deriz ya; ”Filmlerdeki gibi” diye; hah işte aynı öyle bir gündü bugün…

Yolculuğa dair bütün fotoğrafları görmek için lütfen tıklayınız.

error: Content is protected !