Kan mı o? Myanmar’da bir Betel nut klasiği

Kan mı o? Myanmar’da bir Betel nut klasiği

4
ŞUBAT 2018
1327. gün – 25990 km
Mawlamyine, Myanmar
Myanmar’a vardığınızda ilk dikkatinizi çekecek şeyin yerdeki kırmızı lekeler olacağına bahse girerim. ‘Offf çok pis kan çıkmış burda’ yorumunda bulunmayın diye de bu yazıyı yazıyorum. Okuyun öğrenin deneyin ve isterseniz siz de kan kusun efenim.
Kan mı o?
‘Evet kan’ dese biri, bir an düşünmez inanır ve yoluma devam ederdim. Öylesine damla damla ve öylesine kan kırmızı… Ama kan değil! Betel nut ülkesi Myanmar’a hoş geldiniz. Betel, bir ağacın adı; nut ise ‘ceviz’ demek… Myanmarlıların içine bir şeyler doldurarak ağızlarına attığı yeşil yaprağı görecekseniz. İşte bu kırmızı lekeler ağızlarına teptikleri o yaprak ve içindekilerden geliyor.
Peki içindeki ne?
Yabancıların ‘betel nut’ dedikleri bu maddenin Myanmar dilindeki adı kun-ya. Areca ağacının cevizi, kalsiyum hidroksit ve catechu, bir betel yaprağının içinde bir araya getiriliyor. Yani maddeye ismini veren ceviz, betel ağacından değil, areca ağacından geliyor.

Her köşe başında yetenekli ve alışmış ellerle yarım dakikada hazırlanan betel nut’ın tarifi dükkandan dükkana değişiyor. İçinde bazen tütün, taze hindistan cevizi, acı biber hatta reçel bile olabiliyor. Tiryakisi olanın, her yerden değil de sadece tercih ettiği dükkandan alacağı bir ürün yani.

Nasıl hazırlanıyor?
Betel ağacının yaprağına kalsiyum hidroksiti sürüyorlar. Kalsiyum hidroksit, bir çeşit kireç ve bütün maddelerin yapışarak bir arada kalması için kullanılıyor burada. Sonra üzerine minik parçalara ayrılmış areca cevizini koyuyorlar ve sonra sıvılaştırılmış catechu yani akasya ağacı özü serpiştiriyorlar. Müşterinin özel isteği üzerine ya da dükkanın özel bir spesiyalitesi varsa onu da koyup sarma gibi sarıyorlar. Ve betel nut kullanıma hazır.
Betel ağacının yaprağına sürülmüş kalsiyum hidroksit
Minik parçalara ayrılmış areca cevizi ekleniyor
Sıvılaştırılmış catechu yani akasya ağacı özü kaşıkla dökülüyor
Hindistan cevizi ekleniyor (tercihen)
Tütün serpiştiriliyor
Yapraklar sarılmaya hazır
Nasıl kullanılıyor?
Çocukken 2-3 tane sakızı aynı anda ağzımıza attığımız ve ağzımızı kapatamadan çiğnediğimiz ve zevk aldığımız zamanları hatırlayın. Hatırladık mı? Hatırladıysak, diyeceğim o ki: öyle yapmıyoruz! Yaprağa sarılmış bu koca şeyi ağzımıza alıp yanak ve dişlerin dış kısmı arasına yerleştirip emiyoruz. Çiğnemiyoruz! Burada yaprağın dağılmadan ağızda kalması gerekiyor. Emdikçe yaprağın içindeki karışımdan tat gelmeye başlayacak ve zevk verecek. Eğer düzgün yapılmışsa yaklaşık 1 saat kadar ağızda durabiliyor. İnternette okuduğuma göre 1 betel nut, 6 kahveye denkmiş. Ee haliyle sağlığa verdiği zararlar da aynı oranda…
Peki bu kırmızı lekelerin sebebi ne?
Çiğnediğinizde tükürük salgılamaya başlıyorsunuz ve bu tükürük areca cevizinin suyuyla birleşiyor. İçindeki kırmızı renkli akasya ağacı özü, bu sıvıyla karışarak ısınıyor ve yoğun, kan kırmızısı bir macun oluşturuyor. Bir süre sonra ağzınız doluyor haliyle. Ee ne yapacaksın? Şöyle okkalısından bir tüküreceksin ki ağzın boşalsın.

Bu tükürük değdiği her yerde izini bırakıyor. Özellikle de yerlerde çok sık karşılaşacaksınız, hazırlıklı olun! Ha başka bir konu daha var hazırlıklı olmanız gereken; otobüs, kamyon gibi yüksek araçların yanından uzaklaşarak geçmeniz! Aksi takdirde kafanıza bir balgam yiyebilirsiniz.

Yan etkileri yok mu?
İlk aşamada gözle görülür etkisi değdiği her yerde kırmızı leke bırakması… Buna sokaklar, kıyafetler, dişler ve ağız da dahil…
Diş eti kanaması, ağız ülserinin yanında en önemli sorun; ağız kanseri… İnsanlar bu yan etkilerinin farkında ama tiryaki oldukları için vazgeçmek zor geliyor. Sigara gibi günde 10 tane tüketen de var 20 tane tüketen de…
Telif hakkı Landlopers
Telif hakkı CNN
Bir gelenek…
Bir Myanmar geleneği olan betel nut çok eskiye, krallıklar zamanına dayanıyor. Hatta eski dönemlerde soylu misafire şaşalı kutular içinde betel nut sunularak gösteriş yapılırmış.
Myanmar’ı diğer ülkelerden ayıran birçok geleneği var ama sanırım bu en vurucusu… Bunda en iyi ‘areca’ ağaçlarının Myanmar’ın güneyindeki Dawei şehrinde yetiştirilip tüm Myanmar’a dağıtılması sebep.
Yasal mı?
Hükümet, 2007 yılında ülkenin en önemli dini yeri olan Yangon’daki Shwedagon Pagoda’da betel nut tüketimini yasaklamış. Bu hareketle hükümet yetkilileri konunun tam üstüne basmışlar, zira yalınayak gezilen bu tarz dini yerlerde bizim iğrenç kırmızı tükürüklerin üzerine basmamız mide bulandırıcı olurdu.

2010 yılındaysa betel nut dükkanlarının okullardan en az 50 metre uzağa kurulması kuralı getirilmiş.

Bakalım eskilerin üst düzey gösteriş olarak kullandığı bu gelenek, bu yasaklarla sonlandırılabilecek mi?

Myanmar’da Tren Yolculuğu

Myanmar’da Tren Yolculuğu

01

ARALIK 2017

1327. gün – 25990 km
Mawlamyine, Myanmar

Myanmar kocaman bir ülke, bir turistin görmek isteyebileceği yerler birbirinden uzakta, uçak pahalı… Geriye otobüs ve tren seçenekleri kalıyor. Dümdüz bir anayolda çılgın bir hızda hiçbir şey görmeden ilerlemektense, trenle minik minik köyleri görerek, manzarayı sindirerek gitmeyi tercih ettik. Myanmar’da tren yolculuğu konusunda bulmak isteyeceğiniz her türlü bilgiyi de  bu yazıyla bir araya getirdik.

El yazısıyla bilet var, yer ayırtmak yok!

Myanmar gelişmemiş bir ülke ve haliyle bilgisayarın da her köşe başına ulaşmasına epey vakit var. O sebeple tren istasyonuna gidip biletinizi kendiniz alacaksınız.

Biletler 48 saat öncesinde açılıyor. 1 hafta önceden alayım rahat edeyim durumu söz konusu değil. Ve 48 saat önce alacağınız biletle gününde alacağınız biletin gişeleri ayrı yerlerde.

Yataklı vagonda mı gitmek istiyorsunuz? En az 8 kişi aynı şeyi istemezse o vagonu koymuyorlar. Haliyle bunu son dakikaya kadar bilmeniz de mümkün değil!

Yangon’dan Bagan’a tren yolculuğu

Biz Yangon’dan Bagan’a trenle gitmeyi tercih ettik. Biletlerimizi bir gün önceden yataklı vagondan aldık. Saat 16:00 hareket etmesi gereken tren 17:00’de geldi. Nico bisikletleri başka bir vagona yerleştirirken ben çantaları bizim kompartımana yerleştirdim. Geç geldiği için hızla hareket edebilir diye biz de telaşlı bir şekilde hareket ediyoruz. Kompartımanımızın kapıları bir koridora değil, direk dışarıya açılıyor. Yani trenle bağımız yok, yani yemek vagonuna geçemeyeceğiz. Ama böyle trenler olduğunu duyduğumuzdan yemeklerimizi ve suyumuzu önceden almıştık. Zaten pencereden içeri sarkıp su satmaya çalışan satıcılar da var. 1000 kyat’la başlayan pazarlığı 400 kyat da sonlandırıp bir şişe daha su alıyoruz.

Yanımızda bir Avrupalı çift var. Biz yemek aldık, onlar viski depolamış. Tren hareket etmeden yemek vagonunda çalışanlar sipariş almaya geliyor. 1 porsiyon yemeğin fiyatı 3000 kyat… Ee haliyle biz sipariş vermiyoruz. Akşam 8 civarı durduğumuz durakta biraz uzun kalıyoruz. Komşumuzun yemeği yemek vagonundan gelirken, biz de dışardaki satıcılardan pencereden 1000 kyat’a alıyoruz. Pilav yumurta…

Gece soğuk… Verdikleri çarşafı altımıza seriyoruz çünkü koltuklar pis. Üstümüze de normalde çadırda kullandığımız örtümüzü alıyoruz. O olmasaydı donardık. İyi ki çantalar yanımızdaydı.

Yataklar 2 katlı ranza ve pencereler sürekli açık olduğundan giren bütün böcekler üst kattaki ranzaya yerleşmiş. Ee haliyle rahatlarını bozmuyoruz ve ikimiz yanyana alt katta yatıyoruz. Sıkışmadık da… Beşik gibi sallana sallana gittik.

Sabah kahvaltısı da geliyor aslında yemek vagonundan ama biz değişiklik olsun diye bir durakta atlayıp koşa koşa yemek vagonuna gidip kahvaltımızı orada yaptık. Bir sonraki durakta da koşa koşa geri kendi kompartımanımıza geldik.

Tren planlanandan 2 saat geç vardı ama bu bir Myanmar klasiği olduğu icin ona göre planımızı yapmıştık.

Bisikletle tren yolculuğu

Eğer bisiklet ya da benzeri iri bir yükünüz varsa istasyonun kargo bölümünden giriş yapıyorsunuz. Bisiklet başına Yangon-Bagan arası 1600 kyat, Bagan-Mandalay arası 550 kyat, Inle gölü-Thazi arası 345 kyat ödedik. Bisikleti 25 kg olarak kabul ediyorlar ve yapılacak kilometreyi kullanarak bir hesap yapıyorlar. Hesap sonunda çıkan rakam, ödeyeceğiniz fiyat… Karşılığında size o fiyatın yazılı olduğu bir bilet veriyorlar. Yani otobüslerde olduğu gibi keyfine ve çakal olma derecesine göre fiyat değişmiyor! Ama yine de sizi aptal yerine koyup biletin üstünde yazandan fazla para istemeye çalışanlar oluyor. Bu saçmalık karşısında dimdik ayakta durun, emin olduğunuzu gösterin; geri adım atmaları uzun sürmüyor.

Bu işlemden sonra bisikletleri trenin en arkasındaki yük vagonuna götürdük. Sadece bisikletleri alıyorlar. Çantaları güvenlik sebebiyle yanımıza almamızı ve bisikletleri de kilitlememizi söylediler. Biz ayrıca yanımızda lastik kanca bulunduruyorduk. Tren çok sarsılacağı için bisikletleri bir yere sabitlemek akıllıca bir işti. Ayrıca bir parça bez de faydalı çünkü bisikletin trenle temas ettiği yerlere koyarak darbeyi azaltmak gerekiyor.

Tren saatleri ve ücretleri

Tren saatleri konusunda size çok çılgın bir internet sitesi önereceğim: www.seat61.com Aklınızda, notlarınızda dursun çünkü dünya çapında neredeyse tüm trenler hakkında bilgi bulabileceğiniz bir site. Tek bir adam oluşturmuş. Adam da deli mi ne, işi gücü yok bütün trenlere binerek, onları deneyerek bir ülkeyi geziyor herhâlde. Sitenin başarısını gören kullanıcılar yorum yaparak, rapor yaparak siteyi güncel tutmaya devam ediyor. Biz bile yollamak için bir kaç fotoğraf çektik.

Vagon çeşitleri

Trenler çok eski… İngiliz sömürgesi zamanında 2. el getirilmiş ve sonrasında da değiştirilmemiş. 4 çeşit vagon yer alıyor bir trende. Ama tabiiki yolun uzunluğuna göre her çeşit vagon yer almayabiliyor.

Ordinary class: Tahta üstünde oturuyorsun.

First class: Oturduğun yer minderli ama sırt kısım tahta

Upper class: Oturduğun yer de, yaslandığın yer de minderli ve yumuşak

Sleeping car: Gündüz oturduğun yeri gece yatağa dönüştürebiliyorsun. 1 çarşaf ve 1 yastık veriyorlar. Gece üşümemek için yanına battaniye almak da fayda var.

Upper Class

Inle gölü-Thazi arası harika manzaralar

Şimdiye kadar tecrübe ettiğin en güzel tren yolculuğuydu. Tabiiki bunda duraklardaki sebze, meyve rengârenk çiçekleri satan insanlarla oluşmuş şölen ve dağ tepelerine çıktığımız için bizi bekleyen harika manzaranın payı var. İtiraf ediyorum: ben uyuyan biriyim. Bir araca bindiğimde direk uyurum. Ama bu yolda her şeyi sindirebilmek adına adeta gözümü kırpmadım! Inle gölünü ziyaret edecekler ayrılış yolculuğunu bu trenle yapmalı! Altından geçtiğiniz köprünün birkaç dakika sonra üstünden geçebildiğiniz nadir tren yollarından! Tırmandığı dağı inerken ileri-geri-ileri yönde zigzaglar çizerek gidiyor. Ayrıca güneşi de harika ışınlar eşliğinde trende batırıyorsunuz.

Kullandığımız rotalar

Yangon-Bagan (16:00-ertesi gün 11:30)

Bagan-Mandalay (07:00-14:30)

Inle gölü- Thazi (07:00-19:00)

Thazi-Bago

Bago-Mawlamyine

Sizin görüşleriniz?

Güncelleme, eksik, yanlış vs. ne varsa yorumlara yazın ki bizden sonra gideceklere daha detaylı bir ışık tutmuş olalım. Sonuçta Myanmar çok ziyaret edilen bir yer olmadığı için internette Türkçe kaynak çok az. Hatta trenlerle ilgili hiç kaynak yoktu. Hadi gelin bildiklerimizi çarpıştıralım ve büyük bir güç doğsun bundan!

Myanmar Gezi Rehberi ; Hpa-An

Myanmar Gezi Rehberi ; Hpa-An

11

KASIM 2017

 

1308. gün – 25508 km
Hpa-An, Myanmar

Hpa-an, Myanmar’ın klasik turist rotasının dışında kalmasıyla sadeliğini koruyan ve rotasını değiştirip de gelenlerin gözünü kamaştıran bir şehir… Ama şehrin kendisi değil! Çevresindeki doğal güzellikler, insanın kalbini Hpa-an’da bırakan…
Şu uyarımı yapayım da yazının geri kalanını iç huzuruyla, ıkınmadan okuyun: şehrin adı ‘paan’ diye okunuyor. Baştaki ‘h’ harfini okumuyoruz. Evet şimdi daha rahatsak koltuğumuza yaslanalım, kahvemizden fırt çeke çeke yazımıza dalalım.
Nerede kalınır? Ne yenir? Kaça motor kiralanır?

Myanmar’da konaklama standartlarımızı düşürüyoruz. ‘Büyük şehirlerde yükseltebilir miyiz?’ umudunuzu da söndüreyim. Ha 50$’ı basan, krallar gibi yaşar. Basamayan da benim yazılarımla bir çatı bulur kendine, merak etmeyin! Hpa-an’da en makul fiyatlı yer Soe Brothers Guest House. Geceliği 6$’a kalabiliyorsunuz yurtta. Biz sıkı pazarlıkla toplam 7$’a 2 kişi kaldık, ama tek kişilik odada. Duş ortak… Kahvaltı dahil değil…

GPS Koordinatları; 16.890632, 97.634553

Sabah kahvaltısı için çayevleri meşhur Myanmar’da. Masanıza geneli yağda kızartılarak yapılan bir dolu yiyecek getiriyorlar siz oturur oturmaz. ‘Ben bunları sipariş etmedim’ diye galeyana gelmeyin, etrafınıza bakın; herkesin masasında aynı şeyler… Yediğinizi ödüyorsunuz. Yemediğin arkanda… Mesela tabağa 3 tane nohut köftesi koymuş; tanesi 200 kyat’tan tabak 600 kyat. 2 tanesini yersen sadece 400 kyat ödüyorsun. Çay ücretsiz ve sınırsız… Turistlerin gittiği yerlerde menüde klasik turist kahvaltısı da var. Onu istersen o zaman işin rengi ve hesaptaki sıfır sayısı değişir. Hpa-an’da kahvaltı için Shwe Htone Maung cafe’yi öneriyoruz. 30 tane elemanından biri İngilizce konuşuyor. Sizi görünce diğer bütün garsonlar onu çağırıyor. Ayrıca burada taş fırında nasıl ekmek yapıldığını da izleyebilirsiniz.

GPS Koordinatları; 16.88786, 97.635412

Motor kiralamak, çevreyi gezmek için en mantıklı ulaşım yolu… Hele bir de 2 kişiyseniz. Otelden ana noktalara turlar düzenleniyor ama hem çok bağımlı oluyorsunuz hem de daha fazla ödüyorsunuz. Motor demek, özgürlük demek… Günlüğü 6000 kyat’tan kiralayabilirsiniz. Hem de diğer Güneydoğu Asya ülkelerinden farklı olarak ne pasaportunuzu orada bırakmak zorundasınız, ne de kapora vermek… Basit ve zararsız maddeler içeren bir kağıt imzalayın ve yepisyeni motor ve henüz terden içi yapış yapış olmamış kasklar sizin. Biz otelden 100 metre güneydeki Good Luck motorbike’dan kiraladık. Onunla otel arasındaki diğer yerden 5000’ine kiralanıyormuş. Biz yandık, söyleyelim de siz yanmayın.

GPS Koordinatları; 16.890068, 97.634473

Zwegabin dağına tırmanış

Otelden 13 km uzaktaki Lombani Garden, yürüyüşe başlamanız gereken nokta. Duyduğumuza göre dağın çevresinde başka rotalar da varmış. Ama biz tabiiki tecrübe ettiğimizden bahsedeceğiz burada. Lombini Garden’ın girişi kişi başı 4000 kyat. Motorla gelirseniz park yerinde 500 kyat otopark ücreti ödüyorsunuz. Burası aslında bir park ve bizim yürüyeceğimiz rota dışında da yapılabilecek şeyler var. Mesela Fun Cable adında çok eski bir teleferik var yandaki dağa çıkaran. Kişi başı gidiş 1000, geliş 1000 kyat. Buradan anlıyoruz ki yürüyerek de bu teleferiğin gittiği yere ulaşabiliyoruz. Ben çocukken lunaparkta bindiğimiz aletlerdeki güvenlik sisteminden var. Tercih sizin…

Artık yürüyüşe başlayalım… Yürüyüşün ne kadar sürdüğünü sorduğumuz 4 kişiden 4 farklı cevap aldık; 2,3,4 ve 5 saat. Bizse 1.5 saatte çıktık, 1 saat 15 dakikada indik. İlk 15 dakikada epey bir yükselmiş ve doğru orantılı olarak da epey bir yorulmuş oluyorsunuz. Bir an aklımdan ‘yapamayacağım galiba’ diye geçse de ’15 dakikada manzara böyle oluyorsa tepede kimbilir bizi nasıl bir cennet bekliyor’ diye düşünüp kendimi gaza getirdim. Bizim hatamız yola geç çıkmaktı. Sabah 9’da başladık ve çıkışta da inişte de güneşte kaldık. Sürekli dik ve bazen çok yüksek adımlı merdivenlerden oluşuyor tüm rota. Kaybolmak imkansız çünkü başka yol yok. Bir taraf duvar, bir taraf uçurum… İlk 20 dakikada bir manastır var ve su içebileceğiniz çeşmeler var eğer sizden önce geçenlerle aynı bardaktan su içmekte sakınca görmüyorsanız… Ben öyle bir terledim ki gözüm su dışında başka birşey görmüyordu. Kana kana içtim. Ondan sonra da zirveye 15 dakika kalana kadar su yok. Bu bahsettiğim zirveye 15 dakika kala konuşlanmış yerde su ve bilumum içecekleri bulabilirsiniz ve biraz da abur cubur.

Zirvede sizi pagoda ve manastır karşılıyor. Ayakkabıları çıkarma vakti, Myanmar’da buna alışsanız iyi olur. Kutsal olan her yerde, mağarada bile ayakkabı çıkartmak zorundasınız.
Yukarıda yemek yiyebileceğiniz bir restoran var ve fiyatlar normal bir restorandaki gibi. En güzel kısmı ise soğuk su olması ama o normalin 3 katı fiyatta. Soğuk olmasa da olur derseniz pagoda çevresinde heryerde sebiller ve çeşmeler var.
İcik cicik bütün detayları verdim. Peki yukarıda ne var? Hasır örtülerle sarılmış pagodanın gölgesinde rahiplerin dua edişini izlerken soluklanmak harika… Tepedeki manzara, benim şimdiye kadar gördüğüm dağ manzaraları arasında ilk 10’a girer… Kilometrelerce uzağı görebiliyorsunuz. Dümdüz arazide sivri sivri çıkmış kireç taşından tepeler manzaraya renk katıyor. Yan tepelerdeki beyaz renkli pagodalar da gözünüzü şenlendiriyor. Ha unutmadan söyleyeyim; yanınızda abur cubur birşeyler olsun çünkü tepede sizinle oynaşmak isteyen minik maymunlar var!

GPS Koordinatları; 16.808037, 97.673537

Savan mağarası ve bot yolculuğu

Lombani Garden’dan Savan mağarasına 15 kilometre var ve bunun 10 kilometresi toprak yol. Hoplaya zıplaya ilerliyorsunuz ama manzara bir harika. Zaten uzun süren yolu biz 30 defa durup fotoğraf çekerek daha da uzattık. Günlük programınıza bu zamanı da eklemenizi öneririm. Mağaraya bir merdivenle çıkılıyor ve daha merdivenin başında ayakkabılarınızı çıkarmanız isteniyor çünkü içeride bir tapınak var. Ama bu sefer ayakkabılarınızı yanınıza alın, nedenini yazının sonunda anlayacaksınız. Girişte 1000 kyat ödüyorsunuz ve karşılığında mağaradan çıkarılan bir parça mineral veriyorlar. Yan taraftaki tabelada bu mineralin hangi sağlık sorununda nasıl kullanılacağına dair detaylı bilgiler yazıyor. Kutsal mekan olduğu için dizaltında ve omzu kapalı kıyafetler giymelisiniz ama benim kısa şortuma kimse birşey demedi. Siz yine de yanınızda uzun birşeyler bulundurun yoksa kapıda satın almak zorunda kalabilirsiniz.

Mağarada bizi sağlı sollu kurbağalar karşıladı, uzun zamandır görmediğimiz akrabalarla hoşbeş etmiş olduk böylece. Kocaman bir girişi var mağaranın ve onlarca Buda heykeliyle dekore edilmiş. Bu kısımdan sonra mağara biraz daralıyor ama hala çok geniş. Yarasaların sesinden ötürü birbirimizi duyamıyoruz. Mağaranın çıkışında bizi bir göl bekliyor ve kıyısında da kayıklar… Geri yürüyebilir ya da kişi başı 1500 kyat vererek bize göre mağaranın kendisinden daha etkili bir macera yaşayabilirsiniz. Biz atladık bota 5 yolcu. Göl, kayaların altına doğru uzanıyor ve karanlığa dalıyoruz. Tekrar ışığa kavuştuğumuzda cennetteyiz. Üzeri nilüferlerle dolu bir göl ve sonsuz harika bir manzara. Motoru durdurup ayağa kalkıp sopasıyla dipten ittirerek yönlendirmeye başlıyor kayıkçı. Önceki kayıkların açtığı ince yoldan ilerliyoruz… Çevremiz yeşil otlarla kaplı gölde ilerliyoruz. Bitmesin istiyoruz ama bitiyor malesef. Kayıktan inince çantadan ayakkabıları çıkarıp ilk girdiğimiz yere yürüyoruz. Arkamızda ayakkabısı olmadığı için ‘ah, uh’ sesleri çıkaran insanları gerimizde bırakarak…

GPS Koordinatları; 16.739967, 97.718445

Buda vadisi

Buraya Buda vadisi değil de Buda tarlası deselermiş daha uygun olurmuş bence. Mağaradan 10 kilometre uzakta olan Buda vadisi, belirli aralıklarla ve çok düzgünce dizilmiş insan boyunda yüzlerce Buda’dan oluşuyor. Ağaçların arasında o kadar doğal görünüyorlar ki sanırsın ağacın meyvesi Buda’ymış, olgunlaşmış düşmüş.

GPS Koordinatları; 16.77099, 97.706627

Bizim vaktimiz olmadı ama çok duyduk…

Otelden elimize bir harita verdiler ve çevrede 7 mağara ve birkaç yer daha olduğunu söylediler. Bizim hem vaktimiz yoktu hem de 1 güne 1 mağara yeter diye düşündük. Yine de isimlerini burada paylaşalım belki gitmek isteyenleriniz olur.
Kaw Ka Taung mağarası
Kyauk Ka Lat pagodası (Zwegabin dağından görünen yuvarlak göl)
Kayin Ulusal müzesi
Kawgun mağarası
Yathaypyan mağarası

Sizin görüşleriniz?
Siz daha önce gittiniz mi? Ya da bu yazıyı okuduktan sonra? Güncelleme, eksik, yanlış vs. ne varsa yorumlara yazın ki bizden sonra gideceklere daha detaylı bir ışık tutmuş olalım. Sonuçta çok ziyaret edilen bir yer olmadığı için internette Türkçe kaynak çok az. Hatta bu şehir için hiç kaynak yoktu. Hadi gelin bildiklerimizi çarpıştıralım ve büyük bir güç doğsun bundan!
Myanmar vizesi nasıl alınır ?

Myanmar vizesi nasıl alınır ?

27
EYLÜL 2017

 

1263. gün – 24804 km
Chiang Mai, Tayland

Myanmar, sınırlarını turistlere bundan sadece bir kaç yıl önce genişletti. Genişletti diyorum çünkü açık olsa da giriş yapmak aşırı zordu. Meraklarından – tabiri caizse- sınır kapısında bekleşen turistler saniyesinde akın etti bu gözlerini dünyaya yeni açan ülkeye. Her ne kadar turistler girmeye hazırdıysalar da, ülke yeni yeni sistemini oturtmaya çalışıyor hala. Bu henüz yerleşmemiş sistemlerden birisi de turist vizesi… Nasıl alınır? Myanmar vizesi hakkında gelmiş geçmiş en detaylı yazı…

Vize başvurusu internetten nasıl yapılır ?

Aslında sistem çok kolay; resmi internet sitesinde bilgilerinizi yazıyorsunuz, istenilen ölçülerdeki fotoğrafı yüklüyorsunuz, 50 $ ödüyorsunuz ve işlem tamam…

Sorun çıkarabilecek konular var tabiiki… Mesela istenilen ölçülerdeki fotoğrafı ayarlamak… Ya bir fotoğrafçıya gidip parasıyla yaptıracaksınız, ya da bizim gibi photoshopla yapacaksınız.

Diğer bir konu; ödeme yapmak için kullandığınız bankanın işlem için sizi bekletmesi… Biz vize başvurusunu yaptıktan 3 gün sonra hala ‘beklenen provizyon’ olarak görünüyordu bankanın sisteminde. Ee haliyle Myanmar’ın bundan haberi yok, vize işleminiz henüz başlayamamış oluyor. 4. gün işlem hallolmuştu. Akşamına Myanmar’dan cevabımızı aldık. Singapur üzerinden para aktarılıyor. ‘Ne alaka?’ deyip korkmayın.

Diğer ve en önemli sorun ise benim gibi ‘red almanız’. Sanırım ilk red alan Türk benimdir. Bunda Türk-Myanmar ilişkilerinin en dip yaptığı haftada başvurmuş olmamın payı olabilir. Evet biliyorum, zamanlamam müthiş. Nereden bilebilirdik ki? Ama tahmin etmiş ve gereksiz yere 50$ daha ödememek için Nico’nun vizesine başvurmamıştık. Bana gelecek cevaba göre başvuracaktık. En azundan onu akıl ettik, evet evet.

İnternet başvuru sonucu …

Moral bozmak yok tabiiki… Biz başka bir şehirde olduğumuz için bu yöntemi kullanmıştık. Diğer seçenek ise Myanmar konsolosluğunun bulunduğu şehre gidip oradan başvurmak… Biz kuzey Tayland’da olduğumuz içim en yakın şehir Chiang Mai idi.

Konsolosluktan vize başvurusu nasıl yapılır ?

Konsoloslukta, internet sitesinde sorulmayan evraklar soruluyor tabiiki. Bunlar;

– Pasaport

– Pasaport fotokopisi

– Gidiş dönüş uçak bileti (Eğer karadan girecekseniz otobüs bileti)

– Otel rezervasyonu

– Beyaz fonlu 2 adet fotoğraf

– Aplikasyon formu (Konsolosluk veriyor olacak)

– 1600 baht

Konsolosluktan başvurmanın avantajları nedir? İlk olarak tipinizi görüyorlar. Sıradan bir gezgin olduğunuza ve ziyaretinizin başka bir sebebi olma ihtimali olmadığına inanırlarsa red yeme ihtimaliniz azalıyor. Diğer avantaj ise fotoğraf ölçüleriyle uğraşmıyorsunuz. Beyaz fonlu herhangi bir ölçüde fotoğrafı kabul ediyorlar.

Karadan gireceğim ben, uçak bileti de nesi? Ya da… Otostop çekeceğim ben biletim falan yok… Diyenleriniz için, hep kullandığımız, hep de kullanacağımız çakma uçak bileti yaratabileceğiniz bir internet sitesi öneriyorum. Kıymetimi bilsin keratalar, bedavadan reklam yapıyorum. Ama bu siteden haberdar olmanızı çok isterim. Bizim epey hayatımızı kurtardı: returnflights.net. Diğer bir sorunsal ise otel rezervasyonu… Ücret ödemeden iptal edebileceğiniz otel rezervasyonu yapabilirsiniz. Mesela booking.com sitesinden… Vizeyi alınca direk iptal edersiniz rezervasyonu. Biz 28 günlük vize için 1 günlük rezervasyon verdik. Ama garanticiyseniz siz 28 günlük rezervasyon yaptırın.

Formda olmazsa olmaz ve muhtemelen yanınızda olmayacak bilgi de kalacağınız otelin detaylı adresi. Mutlaka kaydedin önceden. Bunca ülke gezmiş olmama rağmen hiç karşılaşmadığım ama aplikasyon formunda yer alan, bir kısım var; ‘complexion’… Bu ‘cilt, yüz rengi’ demek. ‘Asyalıyım, siyahım vs.’ yazılacak. Biz ‘caucasian’ yani kafkas yani Avrupai görünümlü yazdık. Konsoloslukta $ kabul etmiyorlar. O yüzden 1600 bahtınızı hazır bulundurun yanınızda. Biz bir pazartesi sabahı verdik. Çarşamba öğlen konsolosluk 15:30’da açılır açılmaz gittik pasaportumuzu ve üzerine damgalanmış ‘Haydi gardaş hayırlara vesile ossun’ diyen vizemizi aldık.

Konsolosluktan başvuru sonucu !

Chiang Mai’daki Myanmar konsolosluğu

Telefon numarası: +66 (0) 52004211

e-posta adresi: consularaffairsmcgcm@gmail.com

GPS koordinatları: 18°47’51.39″N, 98°58’47.7″E

Güncel bilgileri paylaşalım …

Herkese kolay vize başvurusu diliyorum. Biz çektik, kimse çekmesin kardeeeş… ‘Aa ben şuradan çok kolay aldım.’ ‘Bende ayrıca şu belgeleri de istediler.’ ‘Bir de şöyle başka bir vize var.’ Diyenlerinizi yoruma alıyorum. Güncel bilgilere her daim açığız. Paylaşalım çoğalalım…
error: Content is protected !

Pin It on Pinterest