GeziZone ile Söyleşi

27

OCAK 2018

GeziZone… Gerçek adıyla Didem, kendi tanımlamasıyla ‘Hayal ettiği hayatı yaşamayı seçti ve bunu gerçekleştirmek için yollara koyuldu. Her daim bilinmeyeni keşfetmenin peşinde, sırtında çantası, elinde not defteri ve fotoğraf makinesi kendi halinde bir gezgin’… Ben kendisine ‘en güzel gülümsemeli gezgin’ diyorum. Her paylaştığı fotoğrafta derinlere alıp götürmesini başarıyor. Kendisiyle yaptığımız sohbet de aynı şekilde; derin, umut dolu ve enerji verici… Kahveleri kapıp gelin!

1. Seni kısaca tanıyabilir miyiz?

Telif hakkı GeziZone

Merhaba, ben Didem… 39 yaşındayım. Baba tarafından Hataylı, anne tarafından Konya Ereğlili, Samsun doğumlu, Kdz.Ereğli’de büyümüş, üniversiteyi Ankara’da okumuş, 15 yıl İstanbul’da çalışmış kendi halinde bir gezginim 🙂 Çalıştığım dönemlerde 1 yıl öncesinden tüm resmi tatilleri çıkarıp gezi planları yapardım. Aklım fikrim hep yolda olmaktaydı 🙂 Sonra bu hayalim önce yaklaşık 6 senedir çalıştığım şirketten çıkarılmam, ardından da 7 yıldır oturduğum evin satılmasıyla gerçek oldu. Tüm eşyalarımı sattım ve kedim Cadı’yı arkadaşıma emanet ederek, tek yön biletimi aldım ve Nepal’le yolculuğuma başladım.

2. Yola çıkmadan önce, önceliğin yeni yerler mi görmekti yoksa kendini ve neler yapabileceğini mi görmek? Yoldayken bu önceliğin değişti mi?

Açıkçası yola çıkmadan önce hep hayalini kurduğum şey yeni yerler görmekti… Ancak yola çıktıktan sonra kendimle yüzleşme süreci başladı ve bu yol bir yolculuğa, kendimi ve neler yapabileceğimi öğrenmeye, kendimi tanımaya dönüştü…

3. Tek başına ya da çift olarak seyahat etmenin avantaj ya da dezavantajları sence nelerdir?

Her ikisini de deneyimlemiş biri olarak şunu söyleyebilirim ki yolda yalnız olmak büyük bir özgürlük. Tabi ki dezavantajları da var. Mesela birbirine destek olmak, güvende hissetmek, planlama sürecinde sorumluluğu paylaşmak ve birlikte karar vermek gerçekten seyahat sırasında yükünüzü epey hafifletiyor. Ancak birlikte gezdiğinizde birbirine bağlı olmak, sürekli yan yana olmak bir süre sonra sizi kısıtlıyor. Tabi yol arkadaşınız ve uyumunuz da çok önemli ama özellikle 24 saat birlikte olmak cidden pek de kolay bir şey değil. Hele ki uyumlu bir arkadaşınız yoksa hayalini kurduğunuz gezi kâbusa dönüşebilir. Bu nedenle kendi özel alanınızı korumalı ve zaman zaman birbirinize o özel alanı tanımalısınız. Anlaşamıyorsanız da yollarınızı ayırmalısınız. Buna ek olarak bir yol arkadaşınız olduğunda tanıştığınız kişi sayısı daha azken, yalnız gezdiğinizde çok daha fazla insanla tanışma şansınız oluyor. Kısacası yalnız seyahat ederken çok daha esneksiniz ve karşınıza ne çıkarsa onu yapabilme özgürlüğünüz var. Tüm bunların yanında -ki bence en önemlisi- yalnız seyahat ederken kendinizi çok daha iyi gözlemliyor ve tanıyorsunuz.

4. Klasik turist rotalarının dışında bizlerle paylaşabileceğin gizli/farklı bir yer/aktivite önerin var mı?

Hindistan’da Amritsar’da Altın Tapınak’ta kalmak gezimin en unutulmaz anlarından biriydi. Bunun yanında Laos’da pek az insanın yaptığı Pakse ve Thakek rotası ile Luang Namtha’daki trekking rotası, Myanmar’da meşhur şemsiyelerin yapıldığı Pathein, Endonezya’da Sumatra adası, Ketambe ve Kuzey Vietnam Ha Giang bölgesi diyebilirim.

Telif hakkı GeziZone

Telif hakkı GeziZone

5. Hep taşıdığın, hiç kullanmadığın ama kurtulamadığın/ayrı kalamadığın bir eşyan var mı? Neden?

Henry David Thoreau eşya ile ilgili şöyle demiş; “İnsan vazgeçebildiği eşya oranında zengindir.” Yola çıkmadan önce tüm eşyalarımı satmamın amacı hiç bir eşya ile bağımın olmamasını istememdi ve bu bağdan kurtulmaktı. O nedenle seyahatim boyunca yanıma aldığım eşyalarımı üzerimde paralanana kadar giymeye devam ettim. 1-2 parça dışında ihtiyacım olmayan hiçbir şey almadım.

6. Kendimden beklemezdim deyip kendini bile şaşırttığın olumlu-olumsuz düşünce ve davranışların oldu mu?

Motordan çok korkan biriydim. Hatta öyle korkuyordum ki motorun arkasına yolcu olarak bile binemiyordum. Önce yolcu olarak bu korkumu yendim, ardından da Laos’da motor rotalarını yapmak için motor kullanmayı öğrendim. Maalesef kaza yapıp, omzumu kırdım. Kırık omuzla 90 km motor kullandım. Hala nasıl yaptığımı bilmiyorum. Kazadan sonra artık motora binemem diye düşünürken, kolum askıda olmasına rağmen Vietnam’da motor turuna katıldım daha sonra da omzum iyileşir iyileşmez motora binmeye devam ettim. Kendimle ilgili en çok şaşırdığım şey sanırım bu 🙂

7. Sen böyle bir yolculuğa çıkarken negatif yaklaşanlara özel bir sözün/yaklaşımın var mıdır?

Açıkçası hiç negatif yaklaşan olmadı. Hatta en büyük korkum ailemin karşı çıkmasıydı ama onlara söylediğimde hayallerin ne ise onu yap deyip beni desteklediler.

8. Yoluna çıkanlar/yolda tanıştıkların arasından seni en çok etkileyen kişi/ karakter kimdi, öyküsü neydi paylaşır mısın?

İşte bu gerçekten çok zor bir soru… Gezim boyunca hiç unutamayacağım ve hayatımdan hiç çıkmayacak insanlar oldu…  Hatta benim bu yoldaki gelişimimde de büyük etkileri oldu… Ama birini seçecek olsam 62 yaşında sırt çantalı Pascaline derdim, Vietnam’ın bir köyünde tanıştık ve 3 gün beraberdik. 6 ay Asya’da sırt çantası ile seyahat etti.  20’li yaşlarında evlenmiş ve 2 oğlu olmuş. Hem psikolojik hem de fiziksel şiddete maruz kalmış kocası tarafından. Çocukları için 45 yaşına kadar dayanmış. Çocukları büyüyünce boşanmış ancak eski kocasının şiddeti devam etmiş ve o da kendini tanımaya ve öğrenmeye adamış ve müthiş bir dönüşüm geçirmiş. Hayatına 45 yaşından sonra sıfırdan başlamış ve hiç pes etmemiş. Ve hala daha öğrenmeye, keşfetmeye aynı heyecanla devam etmesi bana inanılmaz ilham oldu diyebilirim.

 

Bir de Taylan’da Pai’de tanıştığım Sean. 57 yaşında bir İngiliz. 45 yaşına kadar evsiz ve alkolik olarak yaşamış. Sonra bir gün alkol komasına girip hastaneye zor yetiştirilmiş. Hastaneden çıktıktan sonra kendi isteğiyle bir rehabilitasyon merkezine gitmiş ve 6 ay alkol ve uyuşturucu tedavisi görmüş ve hayatına sıfırdan başlamış. Bana evsizken çekilen fotoğraflarını gösterdiğinde yaşadığım şoku dün gibi hatırlıyorum. Şimdi 6 ay İngiltere’de kalıyor ve boyacılıkla para kazanıyor, geri kalan 6 ayda da Pai’de meditasyon ve yoga yaparak hayatına devam ediyor.

 

Ve son olarak Kamboçya’daki Aynebilim Aşevi’ni kuran Ayşe 🙂 Bir gün İstanbul’da adadaki evinde otururken Kamboçya’da yaşayan fakir insanlarla ilgili bir yazı okuyor ve yazıdan sonra Kamboçya’ya gidip oradaki insanlara yardım etmeye karar veriyor. İngilizcesi olmadan, daha önce hiç görmediği bir ülkede mucize yaratıyor. Köyde kurduğu aşevinde fakir ailelere yemek dağıtılıyor, çocuklara İngilizce öğretiliyor. Ama Ayşe bununla da kalmıyor evi yıkık dökük ailelere yardım ederek bağışlarla onlara yeniden ev yapıyor. Kısaca ihtiyacı olan herkesin imdadına koşuyor. Ayşe şikâyet etmeyip, bir şeyler yapanlardan ve bu dünyayı değiştirenlerden. Ne mutlu bana ki aşevinde 2 hafta kaldım ve çocuklara İngilizce öğretmeye çalıştım. Benim için inanılmaz bir tecrübeydi.

Telif hakkı GeziZone

9. Çıktığın yolda sana sorulan en garip soru neydi?

Hindistan’da evli olmadığımı öğrenince ‘Niye, bir problemin mi var?’ diye sormuşlardı 🙂

10. Yola çıkarken kendine dair değişeceğini hayal ettiğin ama hala değiştiremediğin özelliğin?

İnatçılığım… Yani epey bir törpülendi aslında ama yine arada ufak ufak çıkıyor. Ama inadım da olmasa bu yola bu kadar azimle devam edemezdim 🙂 Simdi daha çok pozitif tarafını kullanmaya çalışıyorum diyebilirim 🙂

11. Eğer tekrar gitme imkanın olsaydı, nereye gitmek isterdin?

Eğer tekrar gitme şansım olsa yaptığım rotanın aynısını yeniden yapardım.

12. Yolu tatmak sende yerleşik hayata geçmek için bir özlem oluşturdu mu? Yoksa ömrüm hep yollarda geçsin mi diyorsun?

Zaman zaman köklenme ihtiyacım oldu ve olduğu zaman da 2-3 hafta aynı yerde kaldım. Ama şimdi dönüp baktığımda çok daha yavaş ve daha farklı gezerdim diye düşünüyorum. Aynı rotayı tekrar yapmak istememin sebebi de bu.

13. Böyle bir yolculuğa asla çıkmayacak bir insanın aklını çelecek bir sözün/yaklaşımın var mıdır?

Her kadının başucu kitabı olması gereken Clarissa P. Estes’in Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabından bir alıntı bence herkes için geçerli: ‘Eğer dışarı çıkıp ormana gitmezseniz asla bir şey olmaz ve hayatınız da hiç bir zaman başlamaz.’ Her neyi hayal ediyorsanız adım atacak cesareti göstermeniz yeterli, çünkü tüm korkuları zihnimizde yaratıyoruz. Adım attığımızda su akıyor yolunu buluyor ve sizi hiç hayal edemeyeceğiniz güzelliklerle ve fırsatlarla buluşturuyor.

Telif hakkı GeziZone

Telif hakkı GeziZone

14. Şu cümleleri tamamlar mısın?

– Yola çıktım çünkü hayalimdi.

– Maalesef ben kendini sevmeyen ve ön yargılı biriymişim, bunu yolda fark ettim.

The Way  filmi, bana yolu çağrıştırır.

Oruç Aruoba’nın ‘Önemli olan bir yerde bulunmak değil, bulunduğu yerin bilincinde olmaktır: aynı şekilde yolda olmak değil, yürüdüğü yolun bilincinde olmaktır.’  sözü, bana yolu çağrıştırır.

Shantaram kitabı, bana yolu çağrıştırır.

– Gezim kitap olsaydı, ismi ‘Ne Yola Çıkan Ben, Ne Yoldan Dönen Ben’  olurdu.

Didem’i takip edebilmek için;

error: Content is protected !
Bültenimize abone olun!

Bültenimize abone olun!

Şu anda nerede olduğumuzdan, hakkımızdaki gelişmelerden, ülkelere dair son yazılarımızdan ve son fotoğraflarımızdan haberdar olmak için lütfen bültenimize abone olun!

Teşekkür ederiz!

Pin It on Pinterest

Share This